“Tarihe Bakıldığında, İslami İnanışa Göre Ecdadımız Doğru Projelerle İmalatlar Yapmıştır.”

Sahibi olduğu Osmanlı Cami Donanımları  firması ve çalışmalarıyla anahtar teslimi projeler yapan Sn. İlhan Ünlü ile röportajımızın ikinci bölümü bu ayki sayımızda...

Sorunlar genellikle projesizlikten kaynaklanıyor. Cami’ye ihtiyacı olan dernekler, cemaat doğru projeye ulaşamıyor. Projeler, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından temin ediliyor. Ancak projenin doğruluğu Cami Derneği/Dernekleri tarafından tespit edilip bilinmediği için bu sorunlar ortaya çıkıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vermiş olduğu projeler her bölgeye uygun mudur? Her bölgeye uygun Cami projesi çizilmeli midir?

Camilerin kullanım açısından Türkiye’de farklı amaçlarla kullanılan camilerimiz var. Her bölgeye göre, bölge insanına hitap edecek şekilde farklı projeler yapılmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı bu hizmeti verebilmelidir. Anadolu’daki bir caminin kullanımıyla, Doğu’daki ya da İstanbul’daki bir caminin kullanımı aynı değildir. İstanbul’da bir cami beş vakit kullanılırken, Anadolu’da cami cenazelerde, belirli vakitlerde, bayramlarda ya da özel günlerde kullanılıyor. İstanbul’da 500 m2‘ye yapılan bir cami projesini Anadolu’nun bir köyüne verildiğinde yapısal olarak büyük gelebiliyor, küçültülmeye çalışıldığı zaman proje üzerinden kısmi küçültmeler yapılıyor, proje resmiyette onaylatılıyor, bir ustanın yönlendirmesiyle ve kendi imkanlarıyla projeyi küçültme çalışmaları yapıyorlar. Bu sefer yapılan çalışmalarda doğru işler ve doğru projeler çıkmıyor.

Son zamanlarda, hem sosyal medyadan hem de basından özellikle büyük şehirlerde cami mimarisinde ciddi sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Osmanlı Camileri düşünüldüğünde, “Herkes aynı tarz camii yapıyor. Benim cami projem farklı olsun.” düşüncesinden dolayı bahsettiğiniz tarzdaki sorunların ortaya çıktığını düşünüyorum. Amaç burada yalnızca ‘farklı tarzda bir cami’ yapabilmek oluyor: Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan proje alındığında mimar, mühendis ya da bu işi yapabilecek firmalardan ziyade caminin yapıldığı bölgedeki sözü geçen kişiler daha çok söz sahibi oluyor. Cami Derneği, kendi dahilindeki plan ve program çerçevesinde hareket etmediğinde, akıl almak istediğinde yakınlarında bulunan müteahhitler ve kendi çevrelerinde bulunan insanlarla istişare yapıyor, onların faydalı olduklarını zannediyorlar. ‘Herkes işini yapmalı’ diye düşünüyorum.

Araştırmalarımızda üniversitelerde cami mimarisiyle ilgili bölümlerin olmadığını gördük. Üniversitelerimizde cami mimarisiyle yetiştirilmesi gereken mimarların, öğrencilerin olması gerekir mi?

Okullarımız, oturacağımız evler kadar camilerimiz de önemli. Özellikle mabetlerimiz içinde özel bir konunun gündeme gelmesi önemlidir: Üniversitelerdeki mimarlık fakültelerinde mimari yetiştirme programlarında Osmanlı ve Selçuklu Camileri üzerinden ders eklemeleri yapılmalıdır.

Cami Yapı sektöründe üretim ve imalat yapan firmaları nasıl değerlendirirsiniz?

5-10 yıl önce ‘merdiven altı’ diye tabir edebileceğimiz firmalar çok daha fazlaydı, artık herkes bilinçleniyor. Farklı bir cami örnek gösterildiğinde insanların artık örnekleri, referansları, yapılan işleri yerinde görme imkânı çok daha fazladır.

 

Cami sektöründeki hangi bölümlerde ciddi sıkıntılar var?

Camide kurşun kaplama çalışmalarına, minareye ve su yalıtımına (dış cepheye) özellikle çok dikkat etmek gerekir. Özellikle dış cephe kaplama çok önemlidir. Cami su aldığı noktada deforme olacaktır, bunun önüne geçemezsiniz. Kurşunun fiyatı belli ancak piyasada iş yapılırken de ne kadara mal edildiği bellidir. Bunlara dikkat edilmezse camiye harcanan paranın yarısı kadar tekrar aynı şekilde maliyet çıkacaktır.

Sektörde sizin gibi iş yapan firmalara önerileriniz nedir? Cami yaptırmak isteyen hayırseverlere, Cami Dernek Başkanları’na seçecekleri ürünleri alırken önerileriniz nelerdir?

Bir Cami’ye ucuz iş yapma zihniyetiyle yola çıkılmamalıdır. Cami Dernekleri, “Doğru malzemeyi alıyorsam, doğru işçiliği yaptırmam gereklidir.” düşüncesiyle hareket etmelidir. Cami Dernekleri’nin yapılan işleri yerinde kontrol etmeleri gerekiyor.

İşçilik harcamakla zaman kaybetmekle maalesef işler düzelmiyor. Önemli olan zamanı çok fazla göz önünde bulundurmamak yani yevmiye hesabı yapılarak işin içinden çıkmaya çalışılmamalıdır. İşi alabilmek için ucuz işçilikle fiyat verip, işten çalmaya çalışılmamalıdır.

İşi yapacak kişinin ya da firmanın referanslarını ve işini kontrol etmek, piyasa araştırması yapmak, yapılan işleri yerinde görmek gerekiyor.

Sektörde şartnameler var mı? Şartnameler olması gerekiyor mu?

Sektörde işi iyi bilen insanlar tarafından ciddi bir çalışmayla şartname oluşturulup bütün müftülüklere, cami derneklerine, cami yapmak isteyen herkese bu oluşturulacak şartnameye uyulması şartı koşulmalıdır.

Sektörde iş güvenliğine dikkat ediliyor mu?

Sektörde çalışan insanların, ekiplerin çoğu kendi imkanlarıyla dikkat ediyor ama bazı teknik şartlara uyulmuyor. Örneğin, bir minarede çalışan bir kişi boya yaparken her bir metrede bir kendisini iskeleye bağlayıp (çalışırken zor bir yer olduğundan) çalışması zor oluyor. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı tarafından yapılan iş, yerinde kontrol edilerek bu işlere bir nebze daha hassasiyet gösterilmelidir.

Değerli röportajı için Sn. İlhan ÜNLÜ’ye teşekkür eder, çalışmalarında kolaylıklar dileriz.

Yorum Yaz



Yorumlar (0)

Yorum Yok
OTEL KONAKLAMA
E-DERGİ
SOSYAL MEDYA

DESTEKLEYEN KURULUŞLAR
DESTEKLEYEN KURULUŞLAR
PROAKTİF FUARCILIK LTD.ŞTİ Tel : 0216 311 58 27 Fax : info@camiyapiekipmanlarifuari.com www.camiyapiekipmanlari.com